‘Yüz Yaşındaki Heykelci: İlhan Koman’ Sergisi

Contemporary Istanbul Vakfı (CIF) x Tosyalı Holding
‘Yüz Yaşındaki Heykelci: İlhan Koman’ Sergisi

İlhan Koman 1921 yılında doğdu. İlginç kökleri olan bir ailenin üyesiydi ve içine doğduğu toplumun önemli değişimler geçirdiği bir dönemde ilk yıllarını yaşayacaktı. Edirne lisesini bitirdikten sonra İstanbul’a gelip Güzel Sanatlar Akademisine girdi. Başlangıçta resim yapmak istiyordu. Hocalarının yönlendirmesiyle heykel bölümüne geçti. Belling’in öğrencisi oldu.

Geleneksel heykel anlayışıyla yetinmesi olanaksız, son derecede yaratıcı birisiydi. Paris’e gitti. Erken dönem sanatından etkilenmişti. Atatürk için inşa edilen Anıtkabir için tasarladığı rölyefleri uygulandı. Kendisini kanıtlamıştı. Ama bununla yetinemeyecek hırsların sahibiydi.

Paris’te çevresini algılayan, fark eden, izleyen bir sanatçı olarak yaşadı. İlk sergisini bu kentte açtı. İstanbul’a döndüğünde yakın dostlarıyla birlikte Fransa’daki bir akımdan etkilenerek Türk Grup Espas’ı oluşturdu. Bu hamlesiyle birlikte mekân kavramını içselleştirdiğini gösteriyordu. Form onun için espasla birlikte düşünülmesi gereken bir olguydu. Heykel kavramını da ‘entegre’ bir varlık olarak düşünüyordu. Mimarlık, heykel, resim birlikte vara olabilecek alanlardı.

Bu anlayış o dönemin Türkiye’sinde önde olan bir yaklaşım değildi. Koman, form ve mekanla uğraşırken figürün ‘kendiliğinden’ oluşmayacağını yavaş yavaş fark ediyordu. Figürün soyutlanması dahi bir gerçekliğe denk düşmeliydi. Mimarlığın onu neden çektiği bu muhakemeden anlaşılabilirdi. Heykel mekana yerleşiyordu. Oysa mimarlık mekanın kendisiydi. Üstelik plastik bir varlıktı. Biçimlendirilebiliyordu. Bu görüşü onu matematiğin sınırlarına yaklaştırmaktaydı. Çünkü doğanın matematikle sırlanmış bir dili ve her dil gibi bir düzeni olduğunu fark etmişti.

1959’da İsveç’ gitti ve yerleşti. 1965’te Hulda isimli teknesini aldı. Hulda, 1986’ya kadar Koman’ın ‘mekanı’ydı. Bu kentte son derecede kalıcı işler gerçekleştirdi.

İsveç’teki çalışmaları Koman’ı mimarlıktan nispeten uzaklaştırmıştı. Fakat mekan ve figür plastikleri üstünde sonuna kadar düşündü. Heykelde hacmi ortadan kaldırmanın arayışı içindeydi. Bu olanağı ona matematik sağlayabilirdi. İnsanlığın hala irdelediği ve kavramaya çalıştığı π (pi) sayısı onun için bir çıkış noktasıydı.

Matematik bir dildi. Bu dilin ilk ifade zemini geometriydi. Koman, matematiğin heykelini yapmaya karar vermişti. Herhangi bir geometrik formu meydana getiren matematikle oynayınca, tıpkı sözcüklerle oynanınca yeni bir cümlenin ortaya çıkması gibi yeni bir form meydana geliyordu. Dönüşüm sonsuza kadar sürdürülebilirdi. Herhangi bir formun ‘heykel’ olduğuna, heykele dönüştüğüne karar vermek sanatçının işiydi. Koman matematikçi değil heykelciydi.

Heykel boşluktaki hacimdir. Aynı zamanda hacimdeki boşluktur heykel. Matematik ise mekanın görünmeyen dili ve doğanın dengesini açıklayan araçtır. Koman’ın büyüsü bu ilişkileri çok derinden kavramasından kaynaklanır. Koman heykeliyle hacmin içindeki boşluğu değil, matematiği ve matematiğin içindeki boşluğu yakalıyordu. Matematik bir öte-dildi. Gerçek öte-dil ise Koman’ın büyüleyici heykelleridir. Bunlar sadece matematiğin diline dayanmaz. Sanatın kendi gizemini ve asla çözülemeyecek şifrelerini de içerir.

Bu heykelleri Osmanlıdan bize kalan bu gizemli mekanda sergiliyoruz. Koman’ın 100. Yaşını bu eşsiz mekanın büyüleyici atmosferinde kutluyoruz. Koman yaşamının çok büyük bir bölümünü suların üstünde geçirdi. Heykeller bu mekanda heykelcinin sulardan esinlenmiş dünyasında kendi serüvenlerini yaşıyor.

Keşke Koman da görseydi.

– Hasan Bülent Kahraman

Sergi Hakkında


Usta Heykeltıraş İlhan Koman’ın eserlerinin yer aldığı, Tosyalı Holding’in katkılarıyla gerçekleştirilen 100 Yaşında Heykelci sergisi 16. Contemporary Istanbul’da ilgi çeken bir diğer özel proje olarak hayata geçti. Tosyalı Holding ile gerçekleştirilen iş birliğinin ilk adımı olarak nitelendirilebilecek bu sergiden sonra, ileri dönüşüm konusunda Contemporary Istanbul Vakfı ve Tosyalı Holding yıl içine yayılmış projelerle iş birliklerine devam edeceklerdir.