Bu yıl 3-6 Aralık tarihlerinde dördüncüsü gerçekleşecek olan Contemporary Istanbul Çağdaş Sanat Etkinliği, çağdaş sanatı farklı alanlarda desteklemeye devam ediyor. Berlin Akademie der Künste'nin iş birliği ile ana teması "Kozmopolitlik" olan "CI Dialogues Konferans Dizisi"nin ilki dün Kadir Has Üniversitesi'nde gerçekleşti. Akademie der Künste’nin sanat direktörü Dr. Johannes Odenthal, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, yönetmen Peter Lilienthal, yazar Mario Levi, New York Pratt Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Yöner ve sanatçı Mercan Dede'nin konuşmacı olarak katıldığı konferansta, İstanbul'un kozmopolitliği, sanat ve sanatçının kozmopolitlikteki rolü tartışıldı.
Contemporary İstanbul'un, sosyal sorumluluk çalışmaları olan Özel Projeleri kapsamında geçtiğimiz yıl başlayan CI Dialogues Konferans Dizisi'nin ikincisi dün Kadir Has Üniversitesi'nde gerçekleşti. Konferansta, tarihi - kültürel ve sanatsal kavramlarıyla, günümüzde sosyal, kültürel, ekonomik ve politik sorunlar gibi ortak başlıklara sahip olan New York, Berlin ve İstanbul metropolleri, tartışmanın odağındaydı. İstanbul'un kozmopolitliğini tartışan katılımcılar, sadece İstanbul'un değil tüm Dünya'nın kozmopolit olma yolunda ilerlediğini, yaşam tarzlarının, kültürlerin ve alışkanlıkların birbirine geçmeye başladığını belirttiler. Beslenmek ve gelişmek için kozmopolitliğin önemine dikkat çeken konuşmacılar şu noktada buluştu: Kozmopolitlik İstanbul'un geleceği için önemlidir.
Konferansın açılış konuşmasını Contemporary İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli yaptı. Güreli, Contemporary İstanbul olarak çağdaş sanatın gelişmesini kendilerine misyon edindiklerini, Dialogues Konferans serisinin de bu misyon doğrultusunda yapılan etkinliklerden biri olduğunu söyledi. Güreli, Akademi der Künste ile gerçekleştirdikleri önemli işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken kozmopolitlik ana temasıyla İstanbul'dan sonra Berlin ve New York'ta da konferanslar gerçekleştireceklerini belirtti.
"Kozmopolitlik rasyonel bir algılama ve kabulün yanı sıra rahat bir biçimde uygulama gerektirir. Farklı renkler çok sırıtarak veya teatral biçimde yansıyorsa orada kozmopolitlik yoktur" diyerek söze başlayan Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı İlber Ortaylı, İstanbul'un tam anlamıyla kozmopolit olmadığını belirterek "Şu an İstanbul'da rasyonel bir benimseme bulunmuyor, ama 2000 yıllık tarihi ve farklı kültürlere ev sahipliğiyle İstanbul, kozmopolitlik altyapısına sahiptir" dedi.
İlber Ortaylı'dan sonra söz alan Akademie der Künste'nin sanat direktörü Johannes Odenthal, kentin yeniden tanımlanmasında sanatçıların ve sanat merkezlerinin önemini vurgulayan konuşmasında, kültürel endüstrinin kentlerdeki işlerin yüzde 70'ini istihdam ettiğini söyledi. Tiyatro, sinema gibi kültürel etkinlikler ve sanat güçlendikçe, ekonominin de güçlendiğini belirtti.
Müzik ve görselin kendisini daha iyi ifade ettiğine inandığını söyleyen Mercan Dede, İstanbul'un hareketliliğini ve kozmopolitliğini gösteren videolarını seyircilerle paylaşıp, insanların tarihlerini anlayıp uyum içinde yaşamaları gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Ayşe Yönder, yeni kentleşme modeli ve gelir politikalarının farklı durumlar yarattığını söylerken, konuşmasında, kentsel gelişimde sanat ve tasarımın önemine dikkat çekti. "Göç ve gettolaşma, toplumlar arasındaki ayrımcılığı körükledi" diyen Yönder, şehircilerin ve sanatçıların toplumlar arasındaki bağı kurmaya çalıştıklarını söyledi. Yönder, "Sanatçılar kent projeleri üreterek kentin bazı noktalarına halkın gelmesini sağlıyorlar, toplumsal yapıyı belgelemek için toplumsal sanat eserleri üretiyorlar" dedi.
Ayşe Yönder'den sonra söz alan yazar Mario Levi, İstanbul'daki kozmopolitliği anlatmak için kendi yaşamından ve kimliğinden örnekler verdi. "Farklı kültürlerle büyümek, sadece dil olarak değil, müzik olarak, inanç sistemi olarak farklı kültürlerle yetişmek, farklı duyguları metne taşıyıp bir kozmopolitlik oluşturuyor" dedi.
Yönetmen Peter Lilienthal, "Kozmopolitlik benim için bütün bir Dünya'dır" diyerek söze başladı. Kendisini Dünya vatandaşı olarak gördüğünü söyleyen Lilienthal, kozmopolitlikte ulusal kimlik olmadığını herkesin dünya vatandaşı olduğunu belirtti. "Adalet ve barış kozmopolitliğin temel kuradır" diyen Lilienthal, filmlerinde azınlıkların yaşadığı zorlukları, toplumsal sorunları ele alarak kozmopolitlikte adalet ve barışın olmazsa olmaz değerler olduğunu vurgulamaya çalıştığını belirtti. Konferans sonunda katılımcılara Lilienthal'in Camilio adlı filmi gösterildi.
Kozmopolitlik, bir şehrin tarihsel geçmişinin geleceğe yansımalarının, çok kültürlülüğün, göçün, küreselleşmenin etkilerinin bir araya gelerek oluşturduğu bir kavram ve bir tez olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, İstanbul'un kozmopolitliği konusunda tüm konuşmacılar hem fikir oldu. Eylül 2009'da İstanbul'da tekrarlanacak olan konferans, Kasım 2009'da Berlin'de ve daha sonra New York'ta yapılacak.
Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, konferans açılış konuşmasını yapıyor
YÜKLE (JPEG, 5.8 Mb)
Yazar Mario Levi, İstanbul'daki kozmopolitliği anlatmak için kendi yaşamından ve kimliğinden örnekler verdi. "Farklı kültürlerle büyümek, sadece dil olarak değil, müzik olarak, inanç sistemi olarak farklı kültürlerle yetişmek, farklı duyguları metne taşıyıp bir kozmopolitlik oluşturuyor" dedi.
YÜKLE (JPEG, 4.6 Mb)
PDF formatındaki dosyaları bilgisayarınızda görüntüleyebilmek için Adobe Acrobat Reader yazılımına ihtiyacınız olacak. Yazılımı ücretsiz olarak yüklemek için tıklayın.