Bir yıl çok çabuk geçti, sanki dündü, 2008 yılının açılışını kutlayışımız... Krizlerin ve endişenin yaşandığı, yoğun, ama aynı zamanda Contemporary İstanbul (CI) için çok verimli bir yıl oldu. Kendine saptamış olduğu misyonu yerine getirmek üzere çağdaş sanatın ülkemizde gelişmesi için birçok etkinlik gerçekleştirildi ve bu alanda toplumda farkındalığın gelişmesine anlamlı katkılar sağlandı. Bir yandan konuya konferanslarla daha çok düşünsel düzeyde katkılar sağlanırken öte yandan sergilerle geniş kitlelere ulaşıldı. Zor bir yılı arkada bıraktığımız kuşku götürmez ama tünelin ucu göründü. Hatta rekor katılımımızın da teyit ettiği gibi tünelden tamamen çıkılmış olduğu kanısı güç kazanmaktadır. Uluslararası konumda ise, CI bulunduğu coğrafyada merkezi bir rol üstlenmek üzere ciddi aşamalar kaydetmiştir. Ukrayna'dan, İran'a, Suriye'den Dubai'ye birçok komşu ülkenin sanatçısını ağırlayacak olan CI aynı zamanda artan bir oranda yabancı sanatsever ve koleksiyonerin Aralık başında İstanbul’a gelip etkinliği izlemelerine ön ayak olmaktadır.
Geçen yıl da belirttiğimiz gibi, CI gibi etkinlikler farklılıkları ve çoğulcu sesleri ile sanatın gelişmesine büyük katkı sağlayan olgular olup aynı zamanda yeni akımların, gelişmelerin, "modaların" nabzını tutmak için çok verimli ortamlar yaratmaktadırlar. Özellikle İstanbul bu yıl Bienali ve ona paralel açılan sayısız sergileriyle adeta bir sanat laboratuarı rolünü üstlendi. Yıllar boyu belli başlı dünya merkezleri arasında ötekilik mecrasına mahkum kılınan İstanbul gibi sanat merkezleri adeta içine düşülen bu kısır döngüyü kırarak küresel sanat eğilimlerinin yönlendirilmesinde anlamlı bir konuma gelmişlerdir. Tarihinden güç alan İstanbul kozmopolitliğiyle bu söylem kapsamında çok etkili bir odak noktası olma yolunda bu yılda önemli yol kat etmiştir. Bu nedenden dolayı 2009 Bienali ve paralel etkinlikler dünya medyasında bugüne dek eşi görülmemiş bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu olumlu gelişmeler ışığında bu yıl CI'nın oynayacağı rol daha da önem kazanmaktadır. Bienalin bitiminden çok kısa sonra gerçekleşen etkinlik İstanbul’un çağdaş sanat yaşamında canlılığın devamlılığını sağlayacaktır. Ayrıca etkinlikten bir kaç gün önce yeni ve uluslararası nitelikli bir dergiyle CI yayın dünyasına girecektir. Çağdaş sanatın ve İstanbul'un dünyadaki merkezi konumunu güçlendirmek üzere ciddi katkılarda bulunmak hedefini yerine getirirken CI Türkçe ve İngilizce yayınlanacak dergiyi önemli bir araç olarak kullanacaktır.
Ama artık açılışa odaklanalım... Farklı sanatsal ifadelerin sahneye çıkacağı açılış programıyla ve artan sayıda etkinlikleri ile CI'i ziyaret edecek olan sanatseverleri kucaklamak heyecanıyla herkese hoş geldiniz diyor ve ziyaretinizin hem size ilham kaynağı olmasını ve de her şeyden öte hoş vakit geçirmenizi diliyoruz.
Dr. Emin Mahir Balcıoğlu
Direktör / Contemporary İstanbul